-
Bekir Güneş
Tarih: 14-12-2024 23:08:00
Güncelleme: 15-12-2024 17:41:00
Merhaba sevgili sekizinciünnhaber takipçileri, cümlelerime kendimle ilgili kısa bilgi vererek başlamak istiyorum. Yirmi yıldır Belçika`da yaşıyorum. Aynı zamanda kurucusu olduğum TO İnstitute adlı uluslararası lobi ve düşünce kuruluşunun yönetim kurulu başkanlığını yapmaktayım. TO İnstitute yaklaşık on yıldır uluslararası kurumlarda,Avrupa`da yaşayan Türkler ve Müslümanlar adına lobi faaliyetleri yürütmekte ve yerel olarak toplum ve politika yapıcılar arasında bir köprü görevi görmeyi amaçlamaktadır. Bundan böyle Belçika ve Avrupa siyaseti üzerine yazılarımla sizlerle birlikte olacağım.
Son günlerde Suriye`de yaşanan gelişmeler ülke ve medya gündeminin ilk sıralarını alsa da Belçika`da Haziran ayında yapılan genel seçimler sonrası hala hükümetin kurulamamış olması ülkenin ana gündem maddesi. Siyasi yapısı gereği çok partili iktidarların ( en az 4-5 parti ) kaçınılmaz olduğu Belçika`da her seçim sonrası benzer sıkıntılar yaşanmakta. Belçika'da seçimler yapılalı 6 ay oldu. Tam 6 aydır hükümet kurulamadı. Seçimin kazananı olarak görülen iki parti NVA (Yeni Flaman İttifakı) ve MR (Reformcu Hareket ya da Walon bölgesi liberalleri) buldukları her fırsatta açık,net ve kararlı olarak İsrail'e desteklerini dile getirdiler ama aynı netliği ve kararlılığı kendi ülkeleri ve kendi halklarının refahı için gösteremediler.
Kurulacak yeni hükümetin hızlı bir şekilde çözmesi gereken çok ciddi sorunlar var. Bütçe açığı ülkenin en ciddi ve en hızlı çözüm üretilmesi gereken sorunu. 28 milyar Euro olan bütçe açığının önümüzdeki 5 yıl içinde 48 milyar euro'yu bulması bekleniyor. Hükümet kurma görüşmelerinde tartışmalara neden olan ilk başlık yine bütçe açığı.
Seçimin galibi sağcı iki parti (NVA,MR) İsrail'in bekası için gösterdikleri çabanın bir benzerini kemer sıkma politikalarını uygularken acı reçeteyi halka ödetmek için gösteriyor. Sol parti (Vooruit) koalisyon görüşmelerinde hem işgalci İsrail'e ve yaptığı soykırıma karşı olan hem de ekonomik olarak bir bedel ödenecekse bunu halk ile birlikte süper zenginler de ödemeli diyen tek parti.
Tartışmalar işsizlik ve emeklilik maaşına getirilecek düzenleme ve kısıtlamalar, süper zenginlere uygulanması gereken ilave vergiler çerçevesinde devam ediyor. Kolaisyon görüşmelerinde bulunan diğer iki parti Flaman Hristiyan Demokratları (CD&V) ve Walon bölgesinin eski Hristiyan Halk Partisi yeni adıyla Les Engages daha orta yollu politika izliyor. Koalisyon görüşmelerinde başka hangi başlıklar var?
Bütçe açığının en önemli mesele olduğunu söylemiştik yine ona bağlantılı olarak uygulanacak maliye politikaları, emeklillerin ve memurların statüleri , işsizlik ve istihdam gibi konular üzerinde de tartışmalar devam ediyor. Bunlara ek olarak sağlık, savunma, göç ve iltica başlıkları da diğer tarışma konuları. Savunma harcamaları da oldukça ciddi bir mesele. Nato üye ülkelerin GSYİH`larının %2`si oranında askeri yatırım kriterinin yerine getirilmesini bekliyor. Hatta Nato Genel Sekreteri Mark Rutte 2030 yılına kadar bu oranın %3`e çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
Bütçe açığını durduramayan ve askeri yatırımları %1,3 `lerde olan Belçika için bu durum erişilmesi güç bir hedef. Astronomik boyutlara çıkmış konut fiyatlarının düşürülmesi de hemen her partinin seçim vaatleri arasında vardı. Fakat seçimlerin ardından gerek yerel gerekse Federal koalisyon görüşmelerinde konu sanki arka plana itilmiş ya da ötelenmiş gibi bir görüntü var.
Halka vaat edilmiş ve çözüm olarak gösterilmiş sosyal konut yapımı üzerine henüz ciddi çaba görülmedi. Ülkenin köklü ve donanımlı partisi kendini merkezde konumlandıran CD&V`nin yeterli oy oranına ulaşamamış olması etkisini azaltmış gibi görünse halkın menfaatleri doğrultusunda dengeyi kurabilecek tek parti gibi görünüyor.
Kral, görüşmelere liderlik eden NVA partisi başkanı Bart De Wever'a 20 Aralık'a kadar ek süre verdi. Bu süre içerisinde anlaşma sağlanacak gibi görünüyor. Sol Vooruit partisi bu sürede seçim galibi sağcı popülist iki partiye karşı ne kadar direnebilecek merak konusu. Ülkenin sorunlarına çözüm aranırken süper zenginlerin gelirleri mi korunacak yoksa halkın gün geçtikçe azalan alım gücü mü ? Seçim döneminde vaat edildiği gibi Flamanların refahı için mi mücadele dilecek yoksa israil`in menfaatleri için mi? Bekleyip göreceğiz.
Bekir Güneş