-
Semra Polat
Tarih: 12-11-2024 14:30:00
Güncelleme: 09-12-2024 21:10:00
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ücretsiz halk konserlerine ödenen yüksek ücret iddialarıyla kamuoyunun gündemine geldi. Özellikle Ebru Gündeş konseri için belediyenin 69 milyon lira ödediği iddiası, sosyal medya ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İlerleyen süreçte, sadece Gündeş’in değil, Candan Erçetin ve Manga grubu gibi sanatçılara da fahiş ücretler ödendiği iddiaları ortaya atıldı. Bu söylentiler karşısında uzun süre sessiz kalan taraflar, iddiaların giderek yayılmasıyla daha çok gündeme taşındı. Sonunda Manga grubu bir açıklama yapmak durumunda kalsa da, açıklamaları kamuoyunu tatmin etmekten uzak kaldı.
Mansur Yavaş, bu süreçte dikkat çekici bir açıklama yaparak, son dönemde kendisi hakkında anketler düzenlediğini ve bu anketlerde açık ara önde çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için zemin hazırladığına dair yorumlar üzerine Yavaş, “sağlı sollu saldırıya maruz kaldığını” söyleyerek, konserlere ödenen ücretler konusundaki iddialara ilişkin pazartesi günü açıklama yapacağını duyurdu. Bu açıklama, hem CHP içindeki rakiplerinin hem de iktidar çevresinden gelen eleştirilerin kendisine yöneldiği şeklinde yorumlandı.
Pazartesi günü beklenen açıklama geldi; Yavaş, halk konserlerine ilişkin harcamaları kalem kalem açıkladı; Ebru Gündeş konseri için toplam 31 milyon 680 bin lira harcandığını, bunun 4 milyon 750 bin lirasının sanatçının kaşe bedeli olduğunu ifade etti. Bu bedelin, sanatçının ekibi ve diğer harcamaları kapsadığını da vurguladı. Yavaş ayrıca Gülşen, Murat Boz ve Mor ve Ötesi konserleri için toplamda 78,5 milyon lira harcandığını belirtti.
Ancak bu harcamalar, özellikle ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı ve giderek büyüyen yoksulluk gibi konuların gündemde olduğu bir dönemde, toplumsal eleştirilerin odağında kaldı. Birçok kişi, ekonomik kriz altında ezilen vatandaşların daha acil ihtiyaçlarına yönelik harcamaların yapılması gerektiğini, konser gibi etkinliklerin ise maliyetlerin yüksekliği nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini savundu.
Bu tartışmalar arasında CHP içinde de hareketlilik yaşanıyor. CHP lideri Özgür Özel, cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını açıklasa da, Kılıçdaroğlu’nun daha önce benzer bir süreçten geçerek aday olması ve Millet İttifakı'nın desteğiyle seçimlere katılması nedeniyle, Özel’in açıklamasına da doğal olarak kuşkuyla yaklaşılıyor. Böyle bir senaryoda CHP'nin üç güçlü ismi; İmamoğlu, Yavaş ve Özel’in yarıştığı bir cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci yaşanabilir.
Görünen o ki, hem siyasi arenada hem de yerel yönetimlerde yaşanan bu tartışmalar, önümüzdeki dönemde de kamuoyunun ilgisini çekmeye devam edecek. Türkiye, ekonomik sıkıntıların halk üzerindeki etkisini giderek daha yoğun hissederken, yerel yönetimlerin bütçe harcamaları ve siyasi partiler arasındaki liderlik yarışları, siyasi gündemi şekillendirmeyi sürdürecek gibi görünüyor.