-
Semra Polat
Tarih: 30-12-2024 08:40:00
Güncelleme: 30-12-2024 08:40:00
Türkiye'nin Kuzeydeki Gücü ve Kafkaslar’daki Hakimiyeti
Son yıllarda Türkiye’nin stratejik derinlik anlayışına dayalı politikaları, sadece güneyde değil, kuzeyde de etkileyici bir güç kazanımına yol açtı. Dolayısı ile Kafkasya, bu yeni güç haritasının önemli bir parçası haline geldi. Bu makalede, Türkiye’nin Azerbaycan ve ötesinde ulaştığı etkisini, Kosova’daki dil siyaseti, Gürcistan’daki siyasi etkisi ve bölge genelinde sağladığı çok yönlü hakimiyeti ele alacağım:
Azerbaycan ile Türkiye Arasında Derin Stratejik Ortaklık
Türkiye’nin Kafkaslardaki gücünün şüphesiz en somut göstergesi, Azerbaycan ile olan stratejik işbirliğidir. 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nda Türkiye, Azerbaycan’a verdiği askeri ve diplomatik destekle bölgede yeniden denge sağlayarak Azerbaycan'ın Ermenistan'ın elinde tuttuğu bölgeleri geri almasını temin etti. Bu durum, Türkiye’nin sadece Azerbaycan'da değil, Kafkaslar'da daha geniş çapta etkisini arttırdığının çarpıcı bir kanıtıdır.
Kosova’da Dil Politikaları: Jeopolitik Etkiler
Türkiye’nin Kafkaslardaki gücü, Kosova’da yaşanan ilginç bir gelişmeyle de kendini gösterdi; Lipyan Belediyesi'nde Türkçenin resmi dil statüsü kazanması, sadece Balkanlar’daki yumuşak güç politikasını değil, aynı zamanda Kafkas ve Orta Asya’daki etkinin ne kadar derin ve köklü bir coğrafyayı kapsadığını gözler önüne seriyor.
Gürcistan: Stratejik Kilit
Rusya'nın güneyinde bulunan Gürcistan, Türkiye ile sınırdaş bir ülke. Bölge jeopolitik stratejisinde de önemli bir yer tutuyor. Türkiye’nin Gürcistan ile geliştirdiği siyasi ve ekonomik bağlar, bu ülkenin Rusya’ya karşı bir tampon bölge haline gelmesini sağlamıştır. Recep Tayyip Erdoğan'ın desteklediği siyasetçilerin Gürcistan'ın siyasetinde ön saflara çıkması, bu etkinin doğrudan bir sonucudur. Bu gelişme, Türkiye’nin Kafkaslardaki konumunu daha da güçlendirdi..
Semra Polat